YATAĞAN İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR!

Yatağan termik santrallerinin özelleştirilmesine karşı bir süredir mücadele veren enerji ve maden işçileri, santralin devir işleminin ilan edilmesi üzerine eylemlerini termik santral önüne taşıyarak direnişini sürdürüyor.

Kütahya/Seyitömer, Muğla Yeniköy-Kemerköy’ün ardından Muğla Yatağan santralleri kömür havzalarıyla birlikte geçtiğimiz aylarda satışa çıkarılarak özelleştirildi.

İhalesi yapılan Yatağan Termik Santrali ile Güney Ege Linyitleri İşletmesi (GELİ) içerisinde yer alan taşınmazlarla birlikte özel bir şirkete peşkeş çekilerek satışı, oldu bittiye getirilmiştir.

İşçinin, emekçinin, yoksul köylünün alınteri ile ayakta duran pek çok kamu kurumu gibi enerji ve maden santralleri de yangından mal kaçırır gibi acımasızca talan edilerek yerli ve yabancı sermayenin insiyatifine bırakılmaktadır.

Özelleştirme, daha çok işsizlik, yoksulluk, taşeronlaşma ve sendikasızlaştırma demektir. Nitekim özelleştirmenin yol açtığı tahribatlar Soma faciası ile açık ve acı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Devletin özel sektöre bıraktığı Soma’da 301 işçi göz göre göre ölüme gönderilmiştir. Aşırı kar hırsıyla temel iş güvenliği önlemlerinden kaçınılmış, iş saatlerinin belirlenmesinde “dayı başı” denilen çağdışı yöntemler devreye konulmuş, bilim ve teknolojinin gerekleri uygulanmamıştır. Böylece, yüzlerce işçi iş cinayetlerine kurban edilmiştir.

Dahası, yeni santral kurma pahasına yüzlerce zeytin ağacı kesilerek tek geçim kaynağı zeytincilik olan yoksul köylünün ekmeği ile de oynanmıştır.

301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma’da bu kez de 2 bin 831 işçinin işine son verilerek açlıkla karşı karşıya bırakılmıştır.

Özellikle madenlerin özel sektör tarafından işletilmesinin yol açtığı olumsuz çalışma koşullarını yakından bilen Yatağan işçisi, bir süredir özelleştirmeye karşı mücadele veriyor. Özelleştirmeleri durdurmak için sokağa dökülen, bedenini işyeri kapısına zincirleyen Yatağan işçileri, Ankara’da günlerce süren oturma eyleminde polisin biber gazlı saldırısına maruz kaldı. Ama yılmadı; bugün de onurlu direnişini işyeri önünde sürdürüyor.

Yatağan işçisi yalnız özelleştirmeye karşı değil ülkenin geleceği için de direnmektedir.

Yatağan Termik Santrali’nde özel sektöre devir işlemleri derhal durdurulmalıdır. Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrali ve bağlı maden sahalarının özelleştirilmesi iptal edilmelidir.

İşyerini terk etmeme eylemi yapan Yatağan işçisinin yanında olduğumuzu belirtiyor, onurlu direnişini selamlıyoruz.

Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP) Dönem Sözcüsü
TÜMTİS Genel Başkanı Kenan ÖZTÜRK

EVDE, İŞTE, SOKAKTA KADINA YÖNELİK ŞİDDETE SON

SGBP Kadın Koordinasyonu SÜTAŞ’ta  direnişçi kadınlara uygulanan şiddeti protesto ediyor:

Esnekliğin, güvencesizliğin, sendikasızlığın yaygınlaştığı, rekabetin, bireyselliğin yoğunlaştığı, çalışanlar arası iletişimin, ortak hareket etme anlayışının azaldığı neoliberal çalışma koşullarında,  işyerinda kadına yönelik  şiddet ve iş cinayetleri de  giderek artıyor.

Buna rağmen kadınların işyerlerinde uğradıkları fiziksel, ruhsal ve cinsel saldırılara yönelik    çok az şey yapılıyor.  Kadınların işyerinde karşı karşıya kaldıkları şiddet en temel haklar arasında yer alan çalışma hakkının da ihlalidir. Bu şiddet maddi temelini, iş ortamlarında hakim olan erkek egemenliğinden, kadınlar aleyhinde işleyen güç ilişkilerinden alır.

Son dönemlerde işyerinde şiddetin örneklerinden biri de  hatırlayacağınız gibi SÜTAŞ’ ta yaşandı. Sendikalı ve güvenceli çalışmak isteyen işçilere kapıyı gösteren işveren,  işe dönmek için direnen işçilerin, bulundukları yere  tezek döktürdü.  Direnişteki çalışanlara yönelik uyguladığı bunca baskı ve şiddete rağmen, TÜSİAD eski Başkanı Muharrem Yılmaz  daha sonra  kameraların karşısına geçip “ Bizler Sütaş fabrikalarında büyük bir aileyiz” dedi.

Biz Sendikal Güç Birliği Kadın Koordinasyonu olarak, ailenin kadınlar için nasıl şiddet yuvası olabileceğinin bilincindeyiz.  Dolayısıyla böyle büyük aile masalına inanmıyoruz.  Muharrem Yılmaz”ı da  arkadaşlarımıza uygulanan şiddet ve mobbingi de unutmadık, o günden beri SÜTAŞ ürünleri tüketmiyor, çevremize de tükettirmiyoruz.

SGBP Kadın Koordinasyonu olarak SÜTAŞ ‘ ta insanca bir ücret ve yaşanabilir bir hayat için verdikleri sendikal mücadelede direniş alanında şiddete maruz kalan kadınları desteklemek amacıyla 24 Kasım Pazartesi günü Saat: 11.00’da Sütaş Genel Müdürlüğü (Küçükbakkalköy -ATAŞEHİR)  önünde olacağız, tüm kadınları, kadın örgütlerini, siyasi partilerin, sendikaların, meslek örgütlerinin kadın yapılarını ve duyarlı kamuoyunu direniş alanına çağırıyoruz…

Sendikal Güç Birliği Platformu Kadın Koordinasyonu

SOSYAL İNSAN HAKLARI ULUSAL SEMPOZYUMU BAŞLIYOR

Bu yıl Altıncısı yapılacak olan Sosyal İnsan Hakları Ulusal Sempozyumu 13-14 Kasım tarihleri arasında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde gerçekleştiriliyor. Üniversite içindeki Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan etkinliğe Sendikal Güç Birliği Platformu da destek veriyor.

Sempozyumun açılış konuşmalarından birini de SGBP üyesi Kristal-İş Sendikası Genel Başkanı Bilal Çetintaş yapacak.  Anadolu Üniversitesi İİBF ÇEEİ Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşe Çiğdem Kırel ile Anadolu Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Recai Dönmez ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan’ın ev sahipliği ve açılış konuşmalarıyla başlayacak olan sempozyumun başlangıcında Prof. Dr. Mesut Gülmez “Çalışma Özgürlüğü ve Hakkı Açısından Emeğin Evrimi: Ulusal ve Ulusalüstü Hukuksal Boyutlar Üzerine Düşünceler” başlıklı bir bildiri sunacak.

“Değişik Boyutlarıyla Çalışma, Çalışma Hakkı ve Dönüşümü” başlıklı ilk oturumun ardından “Kavramsal – Kuramsal Boyutlar ve Uygulamalar,” “HIV/AIDS ile Yaşayanlar, Mülteciler, Sporcular ve Çalışma Hakkı ihlalleri,” “Çocuklar, Engelliler, Göçmenler ve Çalışma Hakkı” gibi iki gün boyunca yoğun tartışmalar yapıyacak. İkinci gün oğleden sonra gerçekleştirilecek “Türkiye’de ve Dünyada Sosyal ve Sendikal Haklar, Gelişmeler, Düzenlemeler, Uygulamalar, Sorunlar ve İhlaller” konulu tartışmaya DİSK Başkanı Kani Beko ve KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen’in yanı sıra SGBP üyesi Basın İş Genel Başkanı Yakup Akkaya ile TGS Başkanı Ugur Güç ve Akademisyen Hakan Koçak da katılacak.

Sempozyumun programı şöyle:

VI. SOSYAL İNSAN HAKLARI ULUSAL SEMPOZYUMU

BİRİNCİ GÜN: 13 Kasım 2014, Perşembe

Yer: Anadolu Üniversitesi, Atatürk Kültür Merkezi

Kayıt: 09:00-09:30

AÇILIŞ: 09:30-10:00

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı

Açılış Konuşmaları 

Prof. Dr. Ayşe Çiğdem Kırel, Anadolu Üniversitesi İİBF ÇEEİ Bölüm Başkanı

Bilal Çetintaş, SGBP Dönem Sözcüsü, Kristal-İş Genel Başkanı

Prof. Dr. Recai Dönmez, Anadolu Üniversitesi İİBF Dekanı

Prof. Dr. Naci Gündoğan, Anadolu Üniversitesi Rektörü


Müzik Dinletisi

AÇILIŞ BİLDİRİSİ (10:00-10:30)

Mesut Gülmez, “Çalışma Özgürlüğü ve Hakkı Açısından Emeğin Evrimi: Ulusal ve Ulusalüstü Hukuksal Boyutlar Üzerine Düşünceler”

 Tartışma: 10:30-10:45

Ara: 10:45 – 11:00 

1. OTURUM (11:00-12:30)

Yer: Anadolu Üniversitesi, Atatürk Kültür Merkezi

DEĞİŞİK BOYUTLARIYLA ÇALIŞMA, ÇALIŞMA HAKKI VE DÖNÜŞÜMÜ 

Oturum Başkanı

Prof. Dr. Enver Özkalp, Anadolu Üniversitesi, İİBF, ÇEEİ Bölümü

Fevzi Demir, Yaşar Üniversitesi, “Çalışma Hakkı İlkesi ve Hukuki Mahiyeti”

Mehmet Atilla Güler, Gazi Üniversitesi, “Çalışmanın Sonu Tartışmaları ve André Gorz Üzerine Bir Değerlendirme”

Gamze Yücesan Özdemir, Ankara Üniversitesi,  “‘Hırsız Zamanlar, İstilacı Mekanlar’: 21. Yüzyılda Yeni İletişim Teknolojileri, İş ve İstihdam”

Tartışma: 12:15-12:30

Yemek (Öğle) Arası: 12:30-13:30

Yer: Anadolu Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Yemekhanesi

2. OTURUM  (13:30-14:30)

Yer: Anadolu Üniversitesi, Kongre Merkezi, Salon Anadolu

KAVRAMSAL – KURAMSAL BOYUTLAR VE UYGULAMALAR

 Oturum Başkanı

 Prof. Dr. Ahmet Makal, Ankara Üniversitesi, SBF, ÇEEİ Bölümü

Hakan Karakehya, Anadolu Üniversitesi, “Kavramsal Gelişimi ve İçeriği Işığında Sosyal Hakların Toplumsal Düzenin Devamlılığına Etkisi”

 A. Vedat Koçal, Dicle Üniversitesi, “Bir Sosyal Politika ve Siyasal Meşruiyet Aracı Olarak ‘Hayırseverlik’: Türkiye’de Sivil Yardım Organizasyonlarının Politik Ekonomisi ve Siyasal İşlevi” 

Tartışma: 14:15-14:30

Çay/Kahve Arası: 14:30 – 14:45

3. OTURUM (14:45-16:15)

Yer: Anadolu Üniversitesi, Kongre Merkezi, Salon Anadolu

HIV/AIDS İLE YAŞAYANLAR, MÜLTECİLER, SPORCULAR VE ÇALIŞMA HAKKI İHLALLERİ

Oturum Başkanı

Prof. Dr. Ahmet Selamoğlu, Kocaeli Üniversitesi, İİBF, ÇEEİ Bölümü

Pınar Öktem, Pozitif Yaşam Derneği, “HIV/AIDS ile Yaşayanların Çalışma Hakkı İhlalleri: Yasal Çerçeve ve Alandan Örnekler”

Sercan Reçber, Marmara Üniversitesi, “Hayatın Yok Yerindekiler: Mülteciler ve Sığınmacılar”

Hacı Can, Dokuz Eylül Üniversitesi, “Avrupa Birliği Vatandaşı Yabancı Futbolcuların Hukuki Statüsü”

Tartışma: 16:00-16:15

Gala Yemeği: 19:30
Yer: Anadolu Üniversitesi Taş Bina


İKİNCİ GÜN: 14 Kasım 2014, Cuma 

 4. OTURUM (09:30-10:30)
Yer: Anadolu Üniversitesi, Kongre Merkezi, Salon Anadolu

ÇOCUKLAR, ENGELLİLER, GÖÇMENLER VE ÇALIŞMA HAKKI

Oturum Başkanı
Prof. Dr. Tijen Erdut, Dokuz Eylül Üniversitesi, İİBF, ÇEEİ Bölümü

Canan Ünal, Marmara Üniversitesi, “Çocukların Korunması Hakkı Kapsamında Çocuk İşçiliği Sorununun Çözümü ve Çözümsüzlüğü”

Betül Altuntaş, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi – Reyhan Atasü-Topcuoğlu,  Hacettepe Üniversitesi, “Engelli Hakları, Bakım Güvencesi ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı İş Bölümü Çerçevesinde Evde Bakım Hizmeti”

Ayşe Emel Akalın, Hacettepe Üniversitesi, “Türkiye’deki Göçmen Ev İşçilerinin Çalışma Koşulları”

Tartışma: 10:15-10:30

Çay/Kahve Arası: 10:30 – 10:45


5. OTURUM (10:45-12:15)

Yer: Anadolu Üniversitesi, Kongre Merkezi, Salon Anadolu

ULUSLARARASI BOYUTLAR VE SORUNLAR: İHAM VE BM

Oturum Başkanı
Prof. Dr. Yusuf Alper, Uludağ Üniversitesi, İİBF, ÇEEİ Bölümü

Engin Yıldırım, Anayasa Mahkemesi, Birleşmiş Milletler İş Hayatı ve İnsan Hakları Rehber İlkelerinin Eleştirisel Değerlendirilmesi”

Tolga Şirin, Marmara Üniversitesi, “Bir İhtimal Daha Var O da Ölmek mi Dersin? (Sosyal İnsan Haklarının Anayasa Şikâyeti Yoluyla Dava Edilebilirliği Lehine Tezler ve Öneriler)”

Özge Yücel Dericiler, Özyeğin Üniversitesi, “AİHM İçtihatları Çerçevesinde Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Gösterilmesi Hakkı Bağlamında Sağlık Hakkının Korunması”

Tartışma: 11:45-12:15

Yemek (Öğle) arası: 12:15-13:30

Yer: Anadolu Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Yemekhanesi


6. OTURUM (13:30-16:00)

Yer: Anadolu Üniversitesi, İİBF Dekanlık Konferans Salonu

GENEL TARTIŞMA OTURUMU

TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA SOSYAL VE SENDİKAL HAKLAR: GELİŞMELER, DÜZENLEMELER, UYGULAMALAR, SORUNLAR VE İHLALLER

Oturum Başkanı

Prof. Dr. Mesut Gülmez

Kani Beko, DİSK Genel Başkanı, “Türkiye’de Sosyal ve Sendikal Hak İhlalleri: Sendikal Ayrımcılık, İş Cinayetleri, Güvencesiz Çalışma”

Yakup Akkaya, SGBP, Basın-İş Genel Başkanı, “Türkiye’de Çalışma Yaşamının Sorunları ve Sendikal Hak İhlalleri”

Lami Özgen, KESK Eş Genel Başkanı, “Çalışma Hakkı ve Bağlı Haklar Çerçevesinde Türkiye Kamu Emekçilerinin Durumu”

Uğur Güç, SGBP, TGS Genel Başkanı, “Çalışma Hakkı ve Gazetecilik”

Hakan Koçak, Sosyal Haklar Derneği, “Çalışana Hak, Yurttaşa Güvence İçin Sosyal Haklar Mücadelesi”

Tartışma: 15:30-16:00

KAPANIŞ: 16:00 – 16:30
Prof. Dr. A. Çiğdem Kırel, Anadolu Üniversitesi, İİBF, ÇEEİ Bölüm Başkanı

KOKTEYL VE SERGi : 17:00
Yer: Anadolu Üniversitesi, İİBF Sergi Salonu

KARANLIK YATIRIM FONU DEVA’YI TOPLAMA KAMPINA MI ÇEVİRİYOR?

Çerkezköy’de kurulu bulunan Deva İlaç’ta Petrol-İş üyesi sendikalı işçilerin atılması ve ardından yaşananlar sabırları zorluyor. Bahama merkezli karanlık bir fon olan GEM Global Equities Management tarafından yönetilen EastPharma adlı şirket, sendikaya karşı adeta çalışma kamplarında görülen uygulamaları hayata geçiriyor.

Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP), Türkiye’nin önde gelen ilaç firmalarından Deva’da yaşananlara ilişkin bir açıklama yaparak, sendikalı işçilerin işten atılması ile başlayan süreçte yaşananları çalışma kamplarında olanlara benzeterek, kınadığını açıkladı. Okumaya devam et

SENDİKAL GÜÇ BİRLİĞİ SORUYOR: ADALET KAÇ PARA?

Sendikal Güç Birliği Platformu, Sütaş patronunun sendika baskını yaptırmasını, Bakanlar Kurulu’nun keyfi grev erteleme kararlarını, sendika düşmanı işverenlerin keyfi işten çıkarmalarını ve Soma’da ölen işçiler için etkin soruşturma yapılmamasını, “Adalet kaç para” diyerek protesto etti. 

Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP), Sütaş patronunun sosyal medyada başlayan tüketmeme kararını gerekçe göstererek Tekgıda-İş Sendikası şubelerine baskın yaptırmasını protesto etti.

SGBP’den yapılan açıklamada, işveren ve hükümetin adaleti adeta satın alıp, kanuna aleni aykırı eylemlerine yasal kılıf uydurarak işçilerin anayasal ve evrensel haklarını gasp etmekten çekinmediği belirtildi.

SGBP, son sendika baskınının yanı sıra Şişecam ve Çayırhan maden işçilerinin grevinin keyfi kararlarla yasaklanmasını, Deva Holding, Coco Werk, MT Reklam, Kimberley Clark, Nestle Çikolata ve Sütaş’ta kanunsuz işten çıkarmalar ile Soma’daki katliam sonrası yaşanan belirsizliğe de isyan etti. Okumaya devam et

ŞİŞECAM GREVİ YASAKLANAMAZ

Şişecam’da 1 lira 15 kuruşluk zam için direnen Şişecam emekçilerinin grevinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzası ve Bakanlar Kurulu’nun kararıyla ertelenmesi, yani yasaklanması bir utanç vesikasıdır.

Demokrasilerde grevler yasaklanmaz. Grev hakkı temel insan haklarından biri olarak anayasal ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Erteleme adı altında yapılan yasak, ulusal birliği sağlayan anayasayı açıkça ihlal etmektir. Okumaya devam et

SÜTAŞ İŞVERENİ SABRIMIZI TAŞIRDI!

TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Yönetim Kurulu, SÜTAŞ Aksaray İşletmesi’nde çalışmakta olan ve sendikal örgütlenmenin öncülerinden üyemiz Yaşar DEMİRBİLEK’in haksız bir şekilde işten çıkarılmasını kınayarak, basına ve kamuoyuna aşağıdaki açıklamayı yaptı:

SÜTAŞ İŞVERENİ SABRIMIZI TAŞIRDI!

SÜTAŞ’taki örgütlenme çalışmalarımızı son derece barışçıl ve soğukkanlı bir şekilde yürütmeye çalıştık. Bu güne kadar SÜTAŞ yönetimi dahil hiç kimse, TEKGIDA-İŞ ve  üyelerinin Anayasal özgürlüklerini kullanma çabalarının dışında en küçük bir olumsuz tavrına tanık olmamıştır.

Buna mukabil SÜTAŞ işvereninin tutumu ortadadır.  Okumaya devam et

CAM İŞÇİSİ NEDEN GREVDE

Sendikamız 20 Haziran 2014 günü sabahı, Şişecam Topluluğu bünyesindeki on cam fabrikasında grev başlatmıştır.

Sendikamız toplu sözleşme müzakereleri boyunca her uzlaşma imkânını sonuna kadar değerlendirmeye çalışmış, toplu sözleşmenin masada bitirilmesi için elinden geleni yapmıştır. Ancak Şişecam yetkililerinin toplu pazarlık masasındaki katı, uzlaşma arayışından uzak tutumu, grevi kaçınılmaz kılmıştır.

Şişecam yetkilileri, cam işçisinin içinde bulunduğu ekonomik güçlükleri görmezden gelmekte, kamuoyuna gerçeği olduğundan farklı göstermeye, kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır.

Şişecam’ın toplu pazarlık ve grev kapsamındaki on fabrikasında çalışan üyelerimizin ortalama saat ücreti Aralık 2013 tarihi itibariyle 9,24 liradır. Bu da aylık net 1566 lirayı bulmaktadır. Üstelik üyelerimizin çok önemli bir kesimi, asgari ücretle yani net 846 lira aylıkla ya da asgari ücretin biraz üzerinde ücretlerle çalışmaktadırlar. Oysa konfederasyonumuz Türk-İş’in açıkladığı açlık sınırı aylık net 1099,17; yoksulluk sınırı aylık net 3580,35 liradır. Bu veriler, cam emekçisinin gerçeğini ve haklılığını açık seçik ortaya koymaktadır. Okumaya devam et

YATAĞAN İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİNİ MÜCADELEMİZ OLARAK KABUL EDİYORUZ

Yatağan işçileri aylardır özelleştirme karşıtı bir mücadele veriyor. Adeta son kaleyi savunuyorlar.

Ankara sokakları ve parkları TEKEL eylemlerinden sonra ilk kez bu kadar uzun soluklu bir işçi eylemine tanık oluyor.

SGBP olarak, medyanın büyük çoğunluğunun görmezden gelmeyi tercih ettiği,  bu eylemleri yürekten destekliyoruz. Eylemlerini eylemlerimiz, mücadelelerini mücadelemiz olarak kabul ediyoruz.

TÜRK-İŞ Yönetimini de uyarıyoruz: Kapınızda misafir değil ev sahibi olarak bulunan Yatağan işçilerinin kavgasına gerçek anlamda sahip çıkın. TEKEL eylemlerinde olduğu gibi ilgileniyormuş gibi yapıp, suya yazı yazmayın. İşçilerin umuduyla oynayarak Hükümetle kapalı kapılar ardında pazarlıklara girişmeyin. En azından bu son mücadeleden TÜRK-İŞ’in onurunu kurtararak çıkın. Okumaya devam et

SOMA MİLAT OLDU: ŞİMDİ HESAPLAŞMA ZAMANI

Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP), Soma’da yaşanan katliamın Türkiye emek hareketinde 1989 Bahar Eylemleri ve Tekel Direnişi gibi bir milat olduğunu açıkladı. SGBP, “Bu tarihi katliam işçileri ölüme mahkum eden ve onların destek aldığı diğer aktörlerin ortaya çıkarılması ve hesaplaşılması için hepimize kanlı bir uyarıdır” ifadelerini kullandı.

SGBP’yi oluşturan sendikaların başkanlarının imzasıyla yapılan açıklamada, Soma Katliamı’nın birincil sorumlusunun iktidar ve sermaye olduğu vurgulandı. Özelleştirme, taşeronlaştırma, esnek çalışma, kıdem tazminatı düşmanlığı ve iş güvenliğini maliyet unsuru olarak gören anlayışın katliama yol açtığı kaydedildi.

Sermaye için adeta bir taşeron cennetine dönüşen Türkiye’nin işçiler için cehennem haline geldiğini belirten SGBP, sistem sorgulanmadığı ve radikal önlemler alınmadığı takdirde iş cinayetleri ve kitlesel katliamların artarak süreceği uyarısı yaptı. Okumaya devam et